LGS İngilizce 2. ünite (Gençlik Hayatı) için 142 kelime ve kalıbın Türkçe anlamları ve örnek cümleleri. Anlamları gizleyip kendini test edebilir ya da listeyi yazdırabilirsin.
abouthakkındaOrta
We talked about our favourite bands. — En sevdiğimiz müzik grupları hakkında konuştuk.
admirehayran olmakOrta
I admire my sister for her hard work. — Ablama çalışkanlığı için hayranım.
adultyetişkinOrta
Teenagers sometimes want to act like adults. — Gençler bazen yetişkinler gibi davranmak ister.
advisetavsiye vermekOrta
My teacher advised me to read more books. — Öğretmenim bana daha çok kitap okumamı tavsiye etti.
after-school activitiesokul sonrası etkinliklerOrta
Students participate in after-school activities like chess and sports. — Öğrenciler satranç ve spor gibi okul sonrası etkinliklere katılırlar.
alwaysher zamanKolay
I always brush my teeth before going to bed. — Yatmadan önce her zaman dişlerimi fırçalarım.
amazinginanılmazOrta
The fireworks show last night was amazing. — Dün geceki havai fişek gösterisi inanılmazdı.
among teenagersgençler arasındaOrta
Online games are very popular among teenagers. — Çevrim içi oyunlar gençler arasında çok popüler.
applicationuygulama, başvuruOrta
I downloaded a language learning application on my phone. — Telefonuma bir dil öğrenme uygulaması indirdim.
arguetartışmakOrta
My brother and I sometimes argue about the TV. — Kardeşim ve ben bazen televizyon yüzünden tartışırız.
art clubsanat kulübüOrta
She joins the art club every Wednesday. — Her çarşamba sanat kulübüne katılıyor.
bandgrupKolay
My favorite rock band is giving a concert tomorrow. — En sevdiğim rock grubu yarın bir konser veriyor.
beatboxbeatboxOrta
He can make amazing musical rhythms with beatbox. — Beatbox ile harika müzik ritimleri yapabiliyor.
behavedavranmakKolay
Please behave well in class. — Lütfen sınıfta iyi davranın.
buysatın almakOrta
I want to buy a new pair of sneakers. — Yeni bir çift spor ayakkabı satın almak istiyorum.
can't standkatlanamamakOrta
I can't stand loud music in the morning. — Sabahları yüksek sesli müziğe katlanamam.
casual clothesgünlük kıyafetler, rahat kıyafetlerOrta
We wear casual clothes at the weekend. — Hafta sonları günlük kıyafetler giyeriz.
chatsohbet etmekOrta
I chat with my friends after school. — Okuldan sonra arkadaşlarımla sohbet ederim.
cheapucuzOrta
These concert tickets are quite cheap. — Bu konser biletleri oldukça ucuz.
chooseseçmekOrta
It is hard to choose a new hobby. — Yeni bir hobi seçmek zor.
classicalklasikKolay
Listening to classical music helps me concentrate while studying. — Klasik müzik dinlemek ders çalışırken konsantre olmama yardımcı olur.
come overuğramakOrta
Why don't you come over to my place to study together? — Birlikte ders çalışmak için neden bana uğramıyorsun?
comfortablerahatOrta
These jeans are really comfortable. — Bu kot pantolon gerçekten rahat.
concertkonserOrta
We are going to a rock concert on Saturday. — Cumartesi bir rock konserine gidiyoruz.
contactiletişimOrta
You can contact me by phone or email anytime. — Benimle istediğiniz zaman telefon veya e-posta yoluyla iletişim kurabilirsiniz.
conversationsohbetOrta
We had a long conversation about music. — Müzik hakkında uzun bir sohbet ettik.
differentfarklıOrta
We have different hobbies, but we get on well. — Farklı hobilerimiz var ama iyi anlaşıyoruz.
do exerciseegzersiz yapmakOrta
I do exercise three times a week. — Haftada üç kez egzersiz yaparım.
documentariesbelgesellerOrta
My dad loves watching nature documentaries. — Babam doğa belgeselleri izlemeyi çok sever.
drummerdavulcuOrta
The drummer of the band is only fifteen. — Grubun davulcusu sadece on beş yaşında.
each otherbirbirleriniZor
True friends always respect and listen to each other. — Gerçek arkadaşlar her zaman birbirlerine saygı duyar ve birbirlerini dinler.
easilykolaycaOrta
She learns new songs easily. — Yeni şarkıları kolayca öğrenir.
easykolayOrta
This guitar song is easy to play. — Bu gitar şarkısını çalmak kolay.
educationaleğiticiOrta
Some video games are educational. — Bazı video oyunları eğiticidir.
educativeeğiticiZor
Documentaries about nature are both entertaining and educative. — Doğa hakkındaki belgeseller hem eğlendirici hem de eğiticidir.
enjoykeyif almakOrta
I enjoy spending time with my cousins. — Kuzenlerimle vakit geçirmekten keyif alırım.
enjoyablekeyifliOrta
The school trip was really enjoyable. — Okul gezisi gerçekten keyifliydi.
enlarge horizonufkunu genişletmekOrta
Reading books can enlarge your horizon. — Kitap okumak ufkunu genişletebilir.
eventetkinlikKolay
The school organized a music event. — Okul bir müzik etkinliği düzenledi.
everybodyherkesKolay
Everybody in our class passed the English exam. — Sınıfımızdaki herkes İngilizce sınavını geçti.
everywhereher yerdeKolay
There were colorful autumn leaves everywhere in the park. — Parkın her yerinde renkli sonbahar yaprakları vardı.
excitingheyecan vericiKolay
The football match was very exciting. — Futbol maçı çok heyecan vericiydi.
expressifade etmekOrta
Teenagers express themselves through music. — Gençler kendilerini müzikle ifade eder.
fairlyoldukçaKolay
The test was fairly easy, so I finished it early. — Sınav oldukça kolaydı, bu yüzden erken bitirdim.
fashionmodaOrta
My sister is very interested in fashion. — Ablam modayla çok ilgileniyor.
fasthızlıOrta
He is the fastest runner in our class. — O, sınıfımızdaki en hızlı koşucu.
followtakip etmekOrta
I follow my favourite singer online. — En sevdiğim şarkıcıyı internette takip ederim.
fond ofdüşkünOrta
My grandmother is fond of classical music. — Büyükannem klasik müziğe düşkündür.
for exampleörneğinOrta
I like water sports, for example swimming. — Su sporlarını severim, örneğin yüzmeyi.
form a bandbir müzik grubu kurmakOrta
My friends and I want to form a band. — Arkadaşlarım ve ben bir müzik grubu kurmak istiyoruz.
free timeboş zamanOrta
What do you do in your free time? — Boş zamanında ne yaparsın?
get dressedgiyinmekZor
Wake up early, get dressed, and have your breakfast. — Erken uyanın, giyinin ve kahvaltınızı yapın.
go bowlingbowling oynamakKolay
We like to go bowling with friends on Friday evenings. — Cuma akşamları arkadaşlarla bowling oynamaya gitmeyi severiz.
good relationshipiyi ilişkiOrta
I have a good relationship with my parents. — Ailemle iyi bir ilişkim var.
greetselamlamakKolay
In Turkey, people warmly greet their guests at the door. — Türkiye'de insanlar misafirlerini kapıda sıcak bir şekilde selamlar.
gymspor salonuOrta
My brother goes to the gym after work. — Abim işten sonra spor salonuna gider.
hang aroundtakılmak, gezinmekOrta
We hang around the shopping mall on Sundays. — Pazar günleri alışveriş merkezinde takılırız.
hang outvakit geçirmekOrta
I hang out with my friends at the park. — Arkadaşlarımla parkta vakit geçiririm.
hatenefret etmekOrta
I hate waking up early on weekends. — Hafta sonları erken kalkmaktan nefret ederim.
healthysağlıklıOrta
Doing sports keeps you healthy. — Spor yapmak seni sağlıklı tutar.
heavy metalheavy metalOrta
My older brother enjoys loud heavy metal music. — Ağabeyim yüksek sesli heavy metal müziğinden hoşlanır.
heritagemirasKolay
We should protect our cultural heritage. — Kültürel mirasımızı korumalıyız.
hikingdoğa yürüyüşüOrta
We went hiking with our guide. — Rehberimizle doğa yürüyüşüne çıktık.
historicaltarihiOrta
I like reading historical novels. — Tarihi romanlar okumayı severim.
hugekocamanKolay
The elephant is a huge mammal living in Africa and Asia. — Fil, Afrika ve Asya'da yaşayan kocaman bir memelidir.
impressiveetkileyiciOrta
The museum has an impressive collection. — Müzenin etkileyici bir koleksiyonu var.
individual sportbireysel sporOrta
Tennis is an individual sport. — Tenis bireysel bir spordur.
interested inilgiliKolay
Are you interested in playing basketball after school? — Okuldan sonra basketbol oynamaya ilgili misin?
jazzcazOrta
He enjoys playing slow jazz melodies on the piano. — Piyanoda yavaş caz melodileri çalmaktan hoşlanır.
keen onmeraklıOrta
Ali is keen on playing chess. — Ali satranç oynamaya meraklıdır.
kindkibar, nazikOrta
She is very kind and always helps people in need. — O çok kibardır ve yardıma muhtaç insanlara her zaman yardım eder.
latesten sonOrta
Have you heard their latest song? — Onların en son şarkısını duydun mu?
loudyüksek sesliOrta
The music at the party was too loud. — Partideki müzik çok yüksek sesliydi.
more or lessaşağı yukarıOrta
I spend more or less two hours online every day. — Her gün aşağı yukarı iki saat internette vakit geçiriyorum.
most of the timeçoğu zamanOrta
Most of the time I listen to pop music. — Çoğu zaman pop müzik dinlerim.
mostlyçoğunluklaOrta
I mostly read comics in my free time. — Boş zamanımda çoğunlukla çizgi roman okurum.
movie theatersinemaOrta
We went to the movie theater to watch the new superhero movie. — Yeni süper kahraman filmini izlemek için sinemaya gittik.
nationalulusalOrta
We watched the national football team play. — Ulusal futbol takımının maçını izledik.
neveraslaOrta
I never tell lies to my parents and teachers. — Aileme ve öğretmenlerime asla yalan söylemem.
no wayolmaz, aslaOrta
No way! I am not going to sing on stage. — Asla! Sahnede şarkı söylemeyeceğim.
oftensık sıkKolay
How often do you go jogging in the city park? — Şehir parkında ne sıklıkla (sık sık) koşuya çıkarsınız?
oncebir kezKolay
I brush my teeth twice a day and visit the dentist once a year. — Dişlerimi günde iki kez fırçalarım ve yılda bir kez diş hekimini ziyaret ederim.
operaoperaOrta
The singers performed an Italian opera at the grand theater. — Şarkıcılar büyük tiyatroda bir İtalyan operası sergilediler.
patriotvatanseverOrta
Atatürk was a great patriot. — Atatürk büyük bir vatanseverdi.
personal opinionkişisel görüşOrta
In my personal opinion, rap music is great. — Kişisel görüşüme göre rap müzik harika.
poolhavuzKolay
We swam in the hotel swimming pool every morning. — Her sabah otelin yüzme havuzunda yüzdük.
pop musicpop müzikKolay
She loves listening to catchy pop music while walking. — Yürürken akılda kalıcı pop müzik dinlemeyi sever.
prefertercih etmekKolay
I prefer tea to coffee. — Kahveye çayı tercih ederim.
rap musicrap müzikKolay
He writes his own rhythmic lyrics for rap music songs. — Rap müzik şarkıları için kendi ritmik sözlerini yazıyor.
rarelynadirenKolay
It rarely snows in Antalya during the winter season. — Kış mevsiminde Antalya'ya nadiren kar yağar.
reachulaşmakOrta
You can reach me by phone after six. — Altıdan sonra bana telefonla ulaşabilirsin.
realisticgerçekçiOrta
Set realistic goals so you can achieve them step by step. — Adım adım başarabilmek için gerçekçi hedefler belirleyin.
recommendtavsiye etmekOrta
Can you recommend a good movie? — Bana iyi bir film tavsiye edebilir misin?
relativeakrabalıkKolay
We visited our close relatives during the religious holiday. — Dini bayram sırasında yakın akrabalarımızı ziyaret ettik.
relaxingrahatlatıcıOrta
Listening to jazz is relaxing for me. — Caz dinlemek benim için rahatlatıcı.
respectfulsaygılıKolay
Students should be polite and respectful to their teachers. — Öğrenciler öğretmenlerine karşı kibar ve saygılı olmalıdır.
restdinlenmekOrta
I usually rest on Sunday afternoons. — Pazar öğleden sonraları genellikle dinlenirim.
rhythmritimOrta
The drummer set a catchy rhythm for the energetic song. — Davulcu enerjik şarkı için akılda kalıcı bir ritim tutturdu.
ridiculoussaçmaOrta
Wearing sunglasses inside a dark cinema looks ridiculous. — Karanlık bir sinemanın içinde güneş gözlüğü takmak saçma görünüyor.
sameaynıOrta
We like the same types of music and movies. — Aynı tür müzikleri ve filmleri severiz.
science fictionbilim kurguOrta
He loves science fiction movies about space. — Uzayla ilgili bilim kurgu filmlerine bayılır.
seldomseyrekOrta
I seldom watch television on school nights. — Okul günlerinin akşamlarında nadiren televizyon izlerim.
sendgöndermekOrta
I will send you the photos tonight. — Fotoğrafları sana bu akşam göndereceğim.
smart clothesşık kıyafetlerOrta
People wear smart clothes at weddings. — İnsanlar düğünlerde şık kıyafetler giyer.
snobzüppeOrta
The character is a snob who thinks he is better than everyone. — Karakter herkesten üstün olduğunu düşünen bir züppe.
sometimesbazenKolay
I sometimes walk to school when the weather is sunny. — Hava güneşli olduğunda bazen okula yürürüm.
spend timezaman geçirmekOrta
I like to spend time with my family. — Ailemle vakit geçirmeyi severim.
suggestönermekOrta
I suggest going to the concert together. — Konsere birlikte gitmeyi öneriyorum.
surf the Internetinternette gezinmekKolay
I usually surf the Internet to find new English learning games. — Yeni İngilizce öğrenme oyunları bulmak için genellikle internette gezinirim.
take a bathbanyo yapmakKolay
I like to take a warm bath after a tiring workout. — Yorucu bir antrenmandan sonra ılık bir banyo yapmayı severim.
talk abouthakkında konuşmakOrta
Let's talk about our weekend plans. — Hafta sonu planlarımız hakkında konuşalım.
team sporttakım sporuOrta
Basketball is my favourite team sport. — Basketbol en sevdiğim takım sporu.
techno musictekno müzikOrta
Youth enjoy dancing to energetic techno music at festivals. — Gençler festivallerde enerjik tekno müzik eşliğinde dans etmekten hoşlanırlar.
teen lifegençlik hayatıKolay
School, friendships, and hobbies are essential parts of teen life. — Okul, arkadaşlıklar ve hobiler gençlik hayatının temel parçalarıdır.
teenagergençKolay
Most teenagers enjoy spending time with their peers outdoors. — Çoğu genç yaşıtlarıyla dışarıda vakit geçirmekten hoşlanır.
terrificmüthişOrta
We had a terrific time at the festival. — Festivalde müthiş vakit geçirdik.
textmesaj yazmakOrta
Text me when you get home safely. — Eve sağ salim vardığında bana mesaj yaz.
that's whybu yüzdenOrta
I love animals. That's why I want to be a vet. — Hayvanları çok severim. Bu yüzden veteriner olmak istiyorum.
thingsşeylerOrta
There are many things to do in the city. — Şehirde yapılacak çok şey var.
thinkdüşünmekOrta
I think teen life is exciting. — Gençlik hayatının heyecanlı olduğunu düşünüyorum.
ticketbiletOrta
Show your ticket at the entrance. — Girişte biletini göster.
to be honestdürüst olmak gerekirseOrta
To be honest, I don't like this song. — Dürüst olmak gerekirse bu şarkıyı sevmiyorum.
traditiongelenekKolay
Making baklava is a Turkish tradition. — Baklava yapmak bir Türk geleneğidir.
traintrenKolay
We took the high-speed train from Ankara to Istanbul. — Ankara'dan İstanbul'a giden hızlı trene bindik.
train in the fieldsahada antrenman yapmakOrta
The players train in the field every afternoon. — Oyuncular her öğleden sonra sahada antrenman yapar.
trendymodaKolay
She always wears trendy clothes matching the latest fashion. — Her zaman son modaya uygun moda kıyafetler giyer.
twiceiki kezKolay
She practices playing the violin twice a week. — Haftada iki kez keman çalma pratiği yapar.
typetürOrta
What type of music do you like? — Ne tür müzik seversin?
types of musicmüzik türleriKolay
Pop, rock, and jazz are different types of music. — Pop, rock ve caz farklı müzik türleridir.
typicaltipikKolay
A typical Turkish breakfast includes cheese, olives, and tea. — Tipik bir Türk kahvaltısı peynir, zeytin ve çay içerir.
unbearabledayanılmazOrta
The summer heat in the desert was almost unbearable. — Çöldeki yaz sıcağı neredeyse dayanılmazdı.
usuallygenellikleOrta
I usually read a book for half an hour before sleeping. — Uyumadan önce genellikle yarım saat kitap okurum.
weargiymekOrta
I usually wear jeans and a T-shirt. — Genellikle kot pantolon ve tişört giyerim.
weatherhava durumuOrta
Check the weather before planning a picnic. — Piknik planlamadan önce hava durumunu kontrol et.
weekendhafta sonuOrta
What are you doing this weekend? — Bu hafta sonu ne yapıyorsun?
what aboutne dersinOrta
What about going to the match this weekend? — Bu hafta sonu maça gitmeye ne dersin?
what kind ofne türOrta
What kind of books do you read? — Ne tür kitaplar okursun?
what type ofne türOrta
What type of movies do you prefer? — Ne tür filmleri tercih edersin?
whileikenOrta
I listen to music while I am studying. — Ders çalışırken müzik dinlerim.
wonderfulharikaKolay
We had a wonderful family dinner with all our relatives. — Tüm akrabalarımızla harika bir aile yemeği yedik.
work outspor yapmakOrta
My cousin works out at the gym every day. — Kuzenim her gün spor salonunda spor yapar.
youth storiesgençlik hikayeleriOrta
I enjoy reading youth stories. — Gençlik hikayeleri okumaktan keyif alırım.
Bu ünitede eşleşen kelime yok.
Bu kelimeler LGS'de bağlam içinde sorulur. Aşağıdaki sorular uygulamadaki 1000 açıklamalı sorudan seçildi; önce kendin çöz, sonra açıklamaya bak. Soru kökleri için çalışma rehberine göz atabilirsin.