Who is responsible for taking out the garbage?
- The mother
- The father
- The sister
- The writer
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: D) The writer
Yazar “My duty” diyerek her akşam çöpü kendisinin çıkardığını belirtiyor.
LGS İngilizce 8. ünite (Ev İşleri) için 67 kelime ve kalıbın Türkçe anlamları ve örnek cümleleri. Anlamları gizleyip kendini test edebilir ya da listeyi yazdırabilirsin.
My mother gets angry when I don't tidy my room. — Odamı toplamadığımda annem kızar.
She was annoyed because her brother made too much noise. — Kardeşi çok gürültü yaptığı için sinirliydi.
I feel bad because I forgot my chores. — Ev işlerimi unuttuğum için kendimi kötü hissediyorum.
I felt bored because there was nothing to do at home. — Evde yapacak hiçbir şey olmadığı için sıkılmış hissettim.
Doing household chores helps keep the house clean. — Ev işlerini yapmak evin temiz kalmasına yardımcı olur.
My room is clean and tidy now. — Odam şimdi temiz ve düzenli.
We need to clean the windows because they are dusty. — Camları temizlememiz gerekiyor çünkü çok tozlular.
My father and I cleaned up the garage last weekend. — Babam ve ben geçen hafta sonu garajı temizledik.
We clean up the house together before the holiday. — Bayramdan önce evi birlikte temizleriz.
My parents cook/prepare the meals together every evening. — Anne babam her akşam yemekleri birlikte hazırlar.
We decorated our living room with balloons for the celebration. — Kutlama için oturma odamızı balonlarla süsledik.
Put your dirty clothes in the laundry basket. — Kirli kıyafetlerini çamaşır sepetine koy.
Finish doing your homework before going out to play. — Oynamak için dışarı çıkmadan önce ödevini yapmayı bitir.
My father does the grocery shopping on Saturdays. — Babam cumartesi günleri market alışverişi yapar.
I help my mother do the laundry on Saturdays. — Cumartesi günleri anneme çamaşır yıkamakta yardım ederim.
We went to the supermarket to do the shopping for dinner. — Akşam yemeği için alışveriş yapmak üzere süpermarkete gittik.
I wash the dishes and my sister dries the dishes. — Ben bulaşıkları yıkarım, kız kardeşim kurular.
My coach gave me encouraging words before the final match. — Koçum final maçından önce bana cesaretlendirici sözler söyledi.
I am excited about the school trip. — Okul gezisi için heyecanlıyım.
We need a fair way to share the chores. — Ev işlerini paylaşmak için adil bir yöntem gerekiyor.
It's important to share your feelings with your family. — Duygularını ailenle paylaşmak önemlidir.
Female lions do most of the hunting for the pride. — Dişi (kadın) aslanlar sürü için avlanmanın çoğunu yapar.
I fold the clothes after they dry. — Kıyafetleri kuruduktan sonra katlarım.
I get an allowance for helping with the chores. — Ev işlerine yardım ettiğim için harçlık alırım.
Children quickly get bored on long car journeys. — Çocuklar uzun araba yolculuklarında çabuk sıkılırlar.
The rainy day filled the house with gloom. — Yağmurlu gün evi hüzünle doldurdu.
My parents are happy when I help them. — Onlara yardım ettiğimde ailem mutlu olur.
Everyone in our household helps with the chores. — Evimizdeki herkes ev işlerine yardım eder.
Call the doctor immediately! — Hemen doktoru arayın!
Ada is in charge of the class library. — Ada sınıf kitaplığından sorumlu.
I need to iron the clothes before going to work. — İşe gitmeden önce kıyafetleri ütülemem gerekiyor.
I keep a diary and write in it every night. — Günlük tutarım ve her gece ona yazarım.
My sister and I take turns to load/empty the dishwasher. — Kız kardeşimle bulaşık makinesini doldurmak/boşaltmak için sırayla görev alırız.
Don't make a fuss, just tidy up your room. — Yaygara koparma, sadece odanı topla.
Everybody makes mistakes when they learn something new. — Yeni bir şey öğrenirken herkes hata yapar.
I make the bed before breakfast. — Kahvaltıdan önce yatağı toplarım.
Male peacocks have very colorful and attractive feathers. — Erkek tavus kuşları çok renkli ve çekici tüylere sahiptir.
Please clean your room; it is in a terrible mess. — Lütfen odanı temizle; korkunç bir karmaşa içinde.
Please mop the floor after sweeping it. — Lütfen yeri süpürdükten sonra paspasla.
My father asked me to mow the lawn in our garden. — Babam benden bahçemizdeki çimleri biçmemi istedi.
It is necessary to help your family at home. — Evde ailene yardım etmek gereklidir.
I feel nervous before exams. — Sınavlardan önce gergin hissediyorum.
Students must obey the school rules. — Öğrenciler okul kurallarına itaat etmeli.
Doing your homework is an important student obligation. — Ödevini yapmak önemli bir öğrenci yükümlülüğüdür.
My father prepares breakfast on Sundays. — Babam pazar günleri kahvaltı hazırlar.
I help my mother prepare dinner. — Akşam yemeğini hazırlamada anneme yardım ederim.
Please fill out this short questionnaire about your study habits. — Lütfen çalışma alışkanlıklarınız hakkındaki bu kısa anketi doldurun.
Students should be polite and respectful to their teachers. — Öğrenciler öğretmenlerine karşı kibar ve saygılı olmalıdır.
Taking care of pets is a big responsibility. — Evcil hayvanlara bakmak büyük bir sorumluluktur.
I am responsible for feeding the cat. — Kediyi beslemekten ben sorumluyum.
My parents rewarded me with a new book. — Ailem beni yeni bir kitapla ödüllendirdi.
She tied the birthday gift with a shiny red ribbon. — Doğum günü hediyesini parlak kırmızı bir kurdele ile bağladı.
Our first rule is to listen to each other. — İlk kuralımız birbirimizi dinlemek.
She was sad because her dog was ill. — Köpeği hasta olduğu için üzgündü.
Separate the laundry into white and dark clothes. — Çamaşırları beyazlar ve koyular olarak ayır.
Can you set the table for dinner, please? — Akşam yemeği için sofrayı kurabilir misin, lütfen?
The house is silent when everybody is asleep. — Herkes uyurken ev sessizdir.
My aunt takes care of the baby while my mother cooks. — Annem yemek yaparken teyzem bebekle ilgilenir.
I take care of the dog and take it for a walk. — Köpekle ilgilenir ve onu yürüyüşe çıkarırım.
It's your turn to take out the garbage. — Çöpü çıkarma sırası sende.
Her desk is always tidy. — Onun masası her zaman düzenlidir.
Let's tidy up the room before our guests arrive. — Misafirlerimiz gelmeden önce odayı toplayalım.
Please clean your untidy desk. — Lütfen dağınık masanı temizle.
My brother vacuums the house every weekend. — Abim her hafta sonu evi elektrikli süpürgeyle süpürür.
We wash the car in the garden. — Arabayı bahçede yıkarız.
We wash the dishes together after dinner. — Akşam yemeğinden sonra bulaşıkları birlikte yıkarız.
I am worried about the exam tomorrow. — Yarınki sınav için endişeliyim.
Bu ünitede eşleşen kelime yok.
Bu kelimeler LGS'de bağlam içinde sorulur. Aşağıdaki sorular uygulamadaki 1000 açıklamalı sorudan seçildi; önce kendin çöz, sonra açıklamaya bak. Soru kökleri için çalışma rehberine göz atabilirsin.
Doğru cevap: D) The writer
Yazar “My duty” diyerek her akşam çöpü kendisinin çıkardığını belirtiyor.
Doğru cevap: C) Load the dishwasher and vacuum the room
Annenin iki isteği bulaşık makinesini doldurmak ve oturma odasını süpürmek. Oğlu ikisini de kabul ediyor.
| Category | Information |
|---|---|
| Dad | Mowing the lawn, washing the car. |
| Mom | Cooking, doing the laundry. |
| Son | Taking out the garbage. |
Doğru cevap: C) The Dad and the Son
Çim biçme, araba yıkama ve çöp çıkarma dışarıdaki işler olarak listelenmiş. Bunlar baba ve oğlun görevleri.
Yazdırılabilir ünite testi: Chores ünitesinden 14 LGS tarzı soru, cevap anahtarıyla tek yaprakta. 8. ünite testini PDF olarak indir
Bu kelimeleri ezberlemek yerine kalıcı öğren.
Chores ünitesini uygulamada quiz, kart ve oyunlarla çalış; unuttuğun kelimeler aralıklı tekrarla karşına tekrar çıksın.