LGS İngilizce 6. ünite (Maceralar) için 90 kelime ve kalıbın Türkçe anlamları ve örnek cümleleri. Anlamları gizleyip kendini test edebilir ya da listeyi yazdırabilirsin.
adrenalin seekeradrenalin arayıcısıOrta
Adrenalin seekers love doing extreme sports like skydiving. — Adrenalin arayıcıları paraşütle atlama gibi ekstrem sporları yapmayı sever.
adventuremaceraOrta
Going camping is a real adventure. — Kamp yapmak gerçek bir macera.
adventurousmaceraperestOrta
My brother is adventurous and loves exploring new places. — Erkek kardeşim maceraperesttir ve yeni yerler keşfetmeyi sever.
amusingeğlenceliOrta
The comedy show was very amusing and made us laugh. — Komedi programı çok eğlenceliydi ve bizi güldürdü.
attacksaldırmak, saldırıOrta
The wild animal attacked the small sheep. — Vahşi hayvan küçük koyuna saldırdı.
axebaltaOrta
Climbers use an ice axe on frozen mountains. — Dağcılar donmuş dağlarda buz baltası kullanır.
base jumpingsabit bir yerden paraşütle atlamaOrta
Base jumping from a cliff is very dangerous. — Bir uçurumdan paraşütle atlamak çok tehlikelidir.
blowesmek, üflemekOrta
A cold wind blows from the north in winter. — Kışın kuzeyden soğuk bir rüzgâr eser.
bridgeköprüKolay
They crossed the suspension bridge over the river. — Nehrin üzerindeki asma köprüden geçtiler.
canoeingkanoOrta
Canoeing down the river was an exciting experience. — Nehirde kano yapmak heyecan verici bir deneyimdi.
challengingzorlayıcıOrta
The exam was very challenging. — Sınav çok zorlayıcıydı.
choiceseçim, seçenekOrta
Rafting was a great choice for our holiday. — Rafting tatilimiz için harika bir seçimdi.
cliffuçurumOrta
Be careful not to stand too close to the edge of the cliff. — Uçurumun kenarına çok yakın durmamaya dikkat edin.
climb a mountaindağa tırmanmakOrta
You need special equipment to climb a mountain. — Dağa tırmanmak için özel ekipmana ihtiyacın var.
costmaliyetKolay
The cost of the flight ticket was quite expensive. — Uçak biletinin maliyeti oldukça pahalıydı.
culturekültürOrta
Travelling helps you learn about a new culture. — Seyahat etmek yeni bir kültürü öğrenmene yardım eder.
dangertehlikeKolay
Rock climbing without safety ropes is full of danger. — Güvenlik halatları olmadan kaya tırmanışı yapmak tehlike doludur.
dangeroustehlikeliKolay
Swimming alone can be dangerous. — Yalnız yüzmek tehlikeli olabilir.
desertçölOrta
It is very hot in the desert during the day. — Çölde gündüzleri hava çok sıcaktır.
destinationvarış yeri, gidilecek yerOrta
Our next destination is a small seaside town. — Bir sonraki varış noktamız küçük bir sahil kasabası.
do bungee jumpingbungee jumping yapmakOrta
I would never do bungee jumping because I fear heights. — Yükseklik korkum olduğu için asla bungee jumping yapmam.
drownboğulmakOrta
Always wear a life jacket so you don't drown. — Boğulmamak için her zaman can yeleği giyin.
easykolayOrta
This guitar song is easy to play. — Bu gitar şarkısını çalmak kolay.
entertainingeğlendiriciZor
Watching cartoons is entertaining for little kids. — Çizgi film izlemek küçük çocuklar için eğlendiricidir.
equipmentekipman, malzemeOrta
Check your equipment before you start climbing. — Tırmanmaya başlamadan önce ekipmanını kontrol et.
exactlytam olarakOrta
That is exactly what I wanted to say. — Tam olarak söylemek istediğim şey buydu.
excitingheyecan vericiKolay
The football match was very exciting. — Futbol maçı çok heyecan vericiydi.
experiencedeneyim, deneyimlemekKolay
Traveling gives you new experiences. — Seyahat sana yeni deneyimler verir.
extreme sportsekstrem sporlarZor
Extreme sports like rafting and skydiving require courage. — Rafting ve paraşütle atlama gibi ekstrem sporlar cesaret gerektirir.
eye-catchinggöz alıcı, dikkat çekiciOrta
The hot-air balloons look eye-catching in the sky. — Sıcak hava balonları gökyüzünde göz alıcı görünüyor.
fascinatingbüyüleyiciZor
The view of the fairy chimneys in Cappadocia was fascinating. — Kapadokya'daki peri bacalarının manzarası büyüleyiciydi.
flashlightel feneriOrta
Take a flashlight with you when you go caving. — Mağaraya girerken yanına el feneri al.
fly in a hot-air balloonsıcak hava balonuyla uçmakOrta
I want to fly in a hot-air balloon over Cappadocia. — Kapadokya üzerinde sıcak hava balonuyla uçmak istiyorum.
freefallserbest düşüşOrta
The skydiver enjoyed sixty seconds of freefall. — Paraşütçü altmış saniyelik serbest düşüşün tadını çıkardı.
frostbitesoğuk ısırığı, donmaOrta
Wear thick gloves to avoid frostbite on the mountain. — Dağda donmayı önlemek için kalın eldiven giy.
gifthediyeKolay
She received a lovely book as a birthday gift. — Doğum günü hediyesi olarak güzel bir kitap aldı.
go cavingmağaracılık yapmakOrta
You need a helmet and flashlight to go caving. — Mağaracılık yapmak için kask ve fenere ihtiyacınız var.
go on a jeep safaricip safarisine çıkmakOrta
We went on a jeep safari in the Taurus Mountains. — Toros Dağları'nda cip safarisine çıktık.
go raftingrafting yapmakOrta
The river has strong currents, so people love to go rafting here. — Nehir güçlü akıntılara sahip, bu yüzden insanlar burada rafting yapmayı seviyor.
go scuba-divingtüplü dalış yapmakZor
We want to go scuba-diving to discover coral reefs. — Mercan resiflerini keşfetmek için tüplü dalış yapmak istiyoruz.
hang-glidingyelken kanatla uçmaZor
Hang-gliding over the blue lagoon in Fethiye was unforgettable. — Fethiye'deki mavi lagünün üzerinde yelken kanatla uçmak unutulmazdı.
heli-skiinghelikopter kayakZor
Heli-skiing allows skiers to reach untouched powder snow on high peaks. — Helikopter kayak, kayakçıların yüksek zirvelerdeki el değmemiş toz kara ulaşmasını sağlar.
helmetkaskOrta
Always wear a helmet when riding a bike. — Bisiklete binerken her zaman kask tak.
highliningyüksekte ip üzerinde yürümeOrta
Highlining between two mountains needs great balance. — İki dağ arasında ip üzerinde yürümek büyük bir denge gerektirir.
hilltepeOrta
We climbed the hill to watch the sunset. — Gün batımını izlemek için tepeye tırmandık.
historic placetarihi yerOrta
Topkapı Palace is a very famous historic place in Istanbul. — Topkapı Sarayı, İstanbul'da çok ünlü bir tarihi yerdir.
historic structurestarihi yapılarOrta
There are many historic structures in Istanbul. — İstanbul'da pek çok tarihi yapı vardır.
horse ridingata binme, binicilikOrta
Horse riding is my favourite outdoor activity. — Ata binmek en sevdiğim açık hava etkinliği.
ice screwbuz vidasıOrta
The climber put an ice screw into the frozen waterfall. — Dağcı donmuş şelaleye bir buz vidası taktı.
individual sportsbireysel sporlarOrta
Tennis and swimming are individual sports. — Tenis ve yüzme bireysel sporlardır.
interestingilginçOrta
Caving is an interesting experience. — Mağaracılık ilginç bir deneyimdir.
join a motorcycle tourmotosiklet turuna katılmakOrta
My uncle wants to join a motorcycle tour in Cappadocia. — Amcam Kapadokya'da bir motosiklet turuna katılmak istiyor.
journeyyolculuk, geziOrta
The train journey took two hours. — Tren yolculuğu iki saat sürdü.
kayakingkayakOrta
We rented a boat for kayaking down the crystal-clear river. — Berrak nehirde kayak yapmak için bir bot kiraladık.
magazinedergiKolay
I bought a scientific magazine at the bookshop. — Kitapçıdan bilimsel bir dergi satın aldım.
motor racingmotor yarışıOrta
Motor racing is a high-speed sport that requires top driving skills. — Motor yarışı, üst düzey sürüş becerileri gerektiren yüksek hızlı bir spordur.
mountainous roaddağlık yolOrta
Driving on the narrow mountainous road requires great caution. — Dar dağlık yolda araç sürmek büyük dikkat gerektirir.
narratoranlatıcıOrta
The narrator of the story is a young climber. — Hikâyenin anlatıcısı genç bir dağcıdır.
oceanokyanusKolay
The Pacific is the largest and deepest ocean on Earth. — Büyük Okyanus, Dünya üzerindeki en büyük ve en derin okyanustur.
overland trackkara yolu, arazi parkuruOrta
The overland track goes through the forest. — Arazi parkuru ormanın içinden geçer.
parachutingparaşütle atlamaOrta
You must take a course before parachuting. — Paraşütle atlamadan önce bir kurs almalısın.
paraglidingyamaç paraşütüZor
Paragliding over Ölüdeniz gives you a breathtaking aerial view. — Ölüdeniz üzerinde yamaç paraşütüyle uçmak nefes kesici bir kuşbakışı manzara sunar.
pleasurezevk, memnuniyetOrta
It was a pleasure to meet you. — Sizinle tanışmak bir zevkti.
qualificationyeterlilik, nitelikOrta
You need a diving qualification to dive in deep water. — Derin suda dalmak için dalış yeterliliğine ihtiyacın var.
ride an elephantfile binmekOrta
Some tourists ride an elephant in Thailand. — Bazı turistler Tayland'da file biner.
ropeip, halatOrta
The guide checked the rope before climbing. — Rehber tırmanmadan önce halatı kontrol etti.
safegüvenliOrta
Wear a seatbelt to stay safe during car rides. — Araba yolculukları sırasında güvende kalmak için emniyet kemeri takın.
safe landinggüvenli inişOrta
The pilot made a safe landing in the field. — Pilot tarlaya güvenli bir iniş yaptı.
safety equipmentgüvenlik ekipmanıOrta
Always wear safety equipment like helmets and knee pads. — Her zaman kask ve dizlik gibi güvenlik ekipmanları kullanın.
scenerymanzaraOrta
The scenery from the top of the hill was amazing. — Tepenin zirvesinden manzara harikaydı.
sharkköpekbalığıOrta
The great white shark is a powerful ocean predator. — Büyük beyaz köpekbalığı güçlü bir okyanus yırtıcısıdır.
skiingkayak yapmaOrta
We go skiing on Uludağ every winter. — Her kış Uludağ'da kayak yaparız.
skydivinguçaktan paraşütle atlamaZor
Skydiving from thousands of feet high requires intense bravery. — Binlerce fit yükseklikteki uçaktan paraşütle atlamak yoğun bir cesaret gerektirir.
structureyapıOrta
The Eiffel Tower has a magnificent iron structure. — Eyfel Kulesi muhteşem bir demir yapıya sahiptir.
surfingsörf yapmaOrta
Surfing is popular on windy beaches. — Sörf rüzgârlı plajlarda popülerdir.
swimmingyüzmeOrta
Swimming in the cool sea is so refreshing in summer. — Yazın serin denizde yüzmek çok ferahlatıcıdır.
take photographs of whalesbalinaların fotoğraflarını çekmekOrta
We took a boat to take photographs of whales. — Balinaların fotoğraflarını çekmek için tekneye bindik.
team sporttakım sporuOrta
Basketball is my favourite team sport. — Basketbol en sevdiğim takım sporu.
templetapınakOrta
Visitors can see an ancient temple on the tour. — Ziyaretçiler turda antik bir tapınak görebilir.
thermal clothestermal giysilerOrta
Thermal clothes keep you warm in the snow. — Termal giysiler seni karda sıcak tutar.
tournamentturnuvaOrta
Our school soccer team competed in the regional tournament. — Okul futbol takımımız bölgesel turnuvada yarıştı.
traditionalgelenekselOrta
Serving Turkish coffee to guests is a warm traditional custom. — Misafirlere Türk kahvesi ikram etmek sıcak bir geleneksel adettir.
traditional drinksgeleneksel içeceklerOrta
Ayran and şalgam are traditional drinks in Türkiye. — Ayran ve şalgam Türkiye'de geleneksel içeceklerdir.
traditional foodgeleneksel yiyecekOrta
We tried traditional food in every city we visited. — Ziyaret ettiğimiz her şehirde geleneksel yiyecekleri denedik.
trekkingdoğa yürüyüşüOrta
We went trekking along the Lycian Way. — Likya Yolu boyunca doğa yürüyüşü yaptık.
trekking routeyürüyüş rotasıOrta
The Lycian Way is a scenic trekking route along the coast. — Likya Yolu sahil boyunca uzanan manzaralı bir yürüyüş rotasıdır.
underwater hockeysu altı hokeyiZor
Underwater hockey is a unique sport played at the bottom of a pool. — Su altı hokeyi bir havuzun tabanında oynanan benzersiz bir spordur.
visitorziyaretçiOrta
The museum had thousands of visitors last summer. — Müzeyi geçen yaz binlerce ziyaretçi gezdi.
waterfallşelaleKolay
Düden Waterfall in Antalya cascades gracefully into the Mediterranean Sea. — Antalya'daki Düden Şelalesi zarif bir şekilde Akdeniz'e dökülür.
windrüzgârOrta
The wind was too strong for paragliding. — Rüzgâr yamaç paraşütü için fazla güçlüydü.
Bu ünitede eşleşen kelime yok.
Bu kelimeler LGS'de bağlam içinde sorulur. Aşağıdaki sorular uygulamadaki 1000 açıklamalı sorudan seçildi; önce kendin çöz, sonra açıklamaya bak. Soru kökleri için çalışma rehberine göz atabilirsin.