LGS İngilizce 10. ünite (Doğal Afetler) için 147 kelime ve kalıbın Türkçe anlamları ve örnek cümleleri. Anlamları gizleyip kendini test edebilir ya da listeyi yazdırabilirsin.
abundantbol, bereketliOrta
Water is abundant in the Black Sea region. — Karadeniz bölgesinde su boldur.
aftershockartçı sarsıntıZor
Small aftershocks occurred after the main earthquake. — Ana depremden sonra küçük artçı sarsıntılar meydana geldi.
air conditioningklimaOrta
Please turn on the air conditioning, it is very hot. — Lütfen klimayı açın, hava çok sıcak.
air pollutionhava kirliliğiOrta
Air pollution is a major problem in big cities. — Hava kirliliği büyük şehirlerde önemli bir sorundur.
altitudeyükseklikOrta
It is hard to breathe at high altitudes. — Yüksek irtifalarda (yüksekliklerde) nefes almak zordur.
approachyaklaşımOrta
Scientists developed a new approach to solve the crisis. — Bilim insanları krizi çözmek için yeni bir yaklaşım geliştirdi.
approximatelyyaklaşık olarakOrta
The journey takes approximately two hours. — Yolculuk yaklaşık olarak iki saat sürer.
arcyayOrta
A colorful arc appeared in the sky after the rain. — Yağmurdan sonra gökyüzünde renkli bir yay belirdi.
avalancheçığZor
The loud noise triggered a dangerous avalanche on the mountain. — Yüksek ses dağda tehlikeli bir çığı tetikledi.
averageortalamaOrta
The average temperature in July is thirty degrees. — Temmuzda ortalama sıcaklık otuz derecedir.
biological pollutantbiyolojik kirleticiZor
Bacteria and viruses are examples of biological pollutants. — Bakteriler ve virüsler biyolojik kirleticilere örnektir.
breaking newsson dakika haberleriOrta
The breaking news was about an earthquake in Japan. — Son dakika haberi Japonya'daki bir depremle ilgiliydi.
build upbirikmek, güçlenmekOrta
Pressure builds up under the ground before an earthquake. — Depremden önce yerin altında basınç birikir.
buildingbina, yapıOrta
Strong buildings are safer in an earthquake. — Sağlam binalar depremde daha güvenlidir.
burstpatlamak, patlamaOrta
The volcano burst and ash covered the sky. — Yanardağ patladı ve kül gökyüzünü kapladı.
campaignkampanyaOrta
Students started an environmental campaign to plant trees. — Öğrenciler ağaç dikmek için bir çevre kampanyası başlattı.
causesebep olmak, sebepOrta
Heavy rain can cause a flood. — Şiddetli yağmur sele neden olabilir.
climate changeiklim değişikliğiOrta
Climate change causes more droughts and floods. — İklim değişikliği daha fazla kuraklığa ve sele yol açar.
cloud formationbulut oluşumuOrta
Scientists study cloud formation to predict the weather. — Bilim insanları havayı tahmin etmek için bulut oluşumunu inceler.
commonyaygınKolay
It is common to eat bread in Turkey. — Türkiye'de ekmek yemek yaygındır.
consist ofoluşmakOrta
The Earth consists of several layers. — Dünya birkaç katmandan oluşur.
continentkıtaOrta
Asia is the largest continent. — Asya en büyük kıtadır.
createoluşturmak, yaratmakOrta
We can create a poster for the science fair. — Bilim fuarı için bir poster oluşturabiliriz.
damagezarar vermek, hasarOrta
The storm caused damage to the roof. — Fırtına çatıda hasara neden oldu.
dangertehlikeKolay
Rock climbing without safety ropes is full of danger. — Güvenlik halatları olmadan kaya tırmanışı yapmak tehlike doludur.
dawnşafak, gün ağarmasıOrta
We left the camp at dawn. — Kamptan şafakta ayrıldık.
deathölümOrta
Good buildings can prevent many deaths in earthquakes. — Sağlam binalar depremlerde birçok ölümü önleyebilir.
deforestationormansızlaşmaZor
Deforestation is destroying animal habitats. — Ormansızlaşma hayvan yaşam alanlarını yok ediyor.
depthderinlikOrta
The earthquake happened at a depth of ten kilometres. — Deprem on kilometre derinlikte meydana geldi.
desertçölOrta
It is very hot in the desert during the day. — Çölde gündüzleri hava çok sıcaktır.
directionyönOrta
The wind changed direction suddenly. — Rüzgâr aniden yön değiştirdi.
disasterfelaketOrta
The earthquake was a terrible disaster. — Deprem korkunç bir felaketti.
distancemesafeOrta
The distance between Ankara and Istanbul is about 450 kilometers. — Ankara ile İstanbul arasındaki mesafe yaklaşık 450 kilometredir.
droughtkuraklıkOrta
Lack of rain caused a severe drought in the region. — Yağmurun azlığı bölgede şiddetli bir kuraklığa yol açtı.
drykuruOrta
The summer was very hot and dry this year. — Bu yıl yaz çok sıcak ve kuraktı.
dusttozKolay
The old furniture in the attic was covered with thick dust. — Tavan arasındaki eski mobilyalar kalın bir toz tabakasıyla kaplıydı.
EarthDünya (gezegen)Orta
The Earth goes around the Sun. — Dünya Güneş'in etrafında döner.
earthquakedepremZor
A strong earthquake hit the city last night. — Dün gece güçlü bir deprem şehri vurdu.
ecosystem destructionekosistem tahribiZor
Deforestation leads to serious ecosystem destruction. — Ormansızlaşma ciddi bir ekosistem tahribine yol açar.
ejectpüskürtmek, dışarı atmakOrta
The volcano ejected hot ash into the air. — Yanardağ havaya sıcak kül püskürttü.
energy saving light bulbsenerji tasarruflu ampullerOrta
Energy saving light bulbs use less electricity. — Enerji tasarruflu ampuller daha az elektrik kullanır.
energy shortageenerji kıtlığıOrta
Saving electricity helps prevent an energy shortage. — Elektrik tasarrufu enerji kıtlığını önlemeye yardım eder.
enoughyeterliOrta
Do we have enough water in our emergency kit? — Acil durum çantamızda yeterli su var mı?
environmental issuesçevre sorunlarıOrta
We talked about environmental issues in our science class. — Fen dersimizde çevre sorunları hakkında konuştuk.
everlastingsonsuzZor
They promised each other everlasting friendship. — Birbirlerine sonsuz bir dostluk sözü verdiler.
experiencedeneyim, deneyimlemekKolay
Traveling gives you new experiences. — Seyahat sana yeni deneyimler verir.
explosionpatlamaOrta
We heard a loud explosion from the volcano. — Yanardağdan yüksek bir patlama sesi duyduk.
extenduzanmak, genişlemekOrta
The forest extends to the sea. — Orman denize kadar uzanır.
fault linefay hattıOrta
Türkiye is on an active fault line. — Türkiye aktif bir fay hattı üzerindedir.
floodselKolay
Heavy rain caused a flood in the village. — Şiddetli yağmur köyde sele neden oldu.
florabitki örtüsüOrta
The flora of the Black Sea region is very rich. — Karadeniz bölgesinin bitki örtüsü çok zengindir.
forcegüçKolay
The wind forced the door open. — Rüzgar kapıyı zorla açtı.
forest fireorman yangınıOrta
The forest fire damaged many trees. — Orman yangını birçok ağaca zarar verdi.
fossil fuel depletionfosil yakıt tükenmesiZor
Fossil fuel depletion forces us to use renewable energy. — Fosil yakıt tükenmesi bizi yenilenebilir enerji kullanmaya zorluyor.
futuregelecekKolay
What are your career plans for the future? — Gelecek için kariyer planlarınız nelerdir?
glacierbuzulZor
Due to global warming, giant glaciers are melting fast. — Küresel ısınma nedeniyle dev buzullar hızla eriyor.
global warmingküresel ısınmaZor
Global warming is melting the glaciers. — Küresel ısınma buzulları eritiyor.
heatısıtmak, ısıKolay
Heat the oven to 180 degrees before baking the cake. — Keki pişirmeden önce fırını 180 dereceye ısıtın.
homogeneous masshomojen kütleOrta
The inner core of the Earth is not a homogeneous mass. — Dünya'nın iç çekirdeği homojen bir kütle değildir.
horizonufukKolay
The sun slowly sank below the distant horizon. — Güneş uzaktaki ufkun altına doğru yavaşça battı.
hurricanekasırgaZor
The powerful hurricane destroyed many coastal houses. — Güçlü kasırga birçok kıyı evini yıktı.
icebergbuzdağıOrta
The Titanic hit an iceberg in 1912. — Titanik 1912'de bir buzdağına çarptı.
infectionenfeksiyonOrta
Wash your hands regularly to prevent bacterial infections. — Bakteriyel enfeksiyonları önlemek için ellerinizi düzenli yıkayın.
injureyaralamakOrta
Broken glass can injure your hand. — Kırık cam elini yaralayabilir.
injuryyaralanmaOrta
Stay under a table to avoid injury during an earthquake. — Deprem sırasında yaralanmamak için masanın altında kal.
islandadaOrta
Bozcaada is a beautiful island in the Aegean Sea. — Bozcaada Ege Denizi'nde güzel bir adadır.
jolt apartsarsılarak ayrılmakOrta
The rocks jolt apart along the fault line. — Kayalar fay hattı boyunca sarsılarak ayrılır.
killöldürmekOrta
The cold winter killed many plants in the garden. — Soğuk kış bahçedeki birçok bitkiyi öldürdü.
lakegölOrta
Lake Van is the largest lake in Türkiye. — Van Gölü Türkiye'nin en büyük gölüdür.
land pollutionkara kirliliği, toprak kirliliğiOrta
Plastic bags cause land pollution. — Plastik poşetler kara kirliliğine yol açar.
landslidetoprak kaymasıZor
Heavy rains caused a severe landslide that blocked the village road. — Şiddetli yağmurlar köy yolunu kapatan büyük bir toprak kaymasına neden oldu.
layerkatmanOrta
The ozone layer protects our planet from dangerous ultraviolet rays. — Ozon tabakası (katmanı) gezegenimizi zararlı morötesi ışınlardan korur.
lightningşimşekOrta
Bright lightning lit up the stormy dark sky. — Parlak şimşek fırtınalı karanlık gökyüzünü aydınlattı.
losekaybetmekOrta
Many people lost their homes in the flood. — Selde pek çok insan evini kaybetti.
magnitudebüyüklükOrta
The earthquake had a magnitude of 6.2 on the Richter scale. — Deprem Richter ölçeğine göre 6.2 büyüklüğündeydi.
main quakeana depremOrta
The main quake was followed by many aftershocks. — Ana depremin ardından birçok artçı sarsıntı oldu.
measureönlem, ölçü; ölçmekOrta
We need to measure the amount of rainfall. — Yağış miktarını ölçmemiz gerekiyor.
melterimek, eritmekOrta
Melt the butter before adding the flour. — Unu eklemeden önce tereyağını erit.
moldkalıp, küfOrta
Pour the gelatin mixture into a small mold. — Jöle karışımını küçük bir kalıba dökün.
mysteriousgizemliOrta
We read a story about a mysterious island. — Gizemli bir ada hakkında hikâye okuduk.
nacreous cloudssedefli bulutlarOrta
Nacreous clouds shine in many colours in polar winters. — Sedefli bulutlar kutup kışlarında birçok renkte parlar.
naturaldoğalOrta
Honey is a natural sweetener that is good for your health. — Bal, sağlığınız için iyi olan doğal bir tatlandırıcıdır.
natural forcesdoğal güçler, doğal afetlerOrta
Earthquakes and floods are natural forces. — Depremler ve seller doğal güçlerdir.
natural wonderdoğa harikasıOrta
Pamukkale is a natural wonder in Denizli. — Pamukkale Denizli'de bir doğa harikasıdır.
non-toxic cleaning materialszehirli olmayan temizlik malzemeleriOrta
We use non-toxic cleaning materials at home. — Evde zehirli olmayan temizlik malzemeleri kullanırız.
occasiondurum, fırsatOrta
An earthquake drill is a good occasion to learn safety rules. — Deprem tatbikatı güvenlik kurallarını öğrenmek için iyi bir fırsattır.
occurmeydana gelmekKolay
Earthquakes occur when tectonic plates slip past one another. — Depremler tektonik plakalar birbirinin yanından kaydığında meydana gelir.
occurrenceolayOrta
Rainbows are a beautiful natural occurrence after rainy weather. — Gökkuşağı, yağmurlu havalardan sonra güzel bir doğal olaydır.
outer surfacedış yüzeyOrta
The crust is the outer surface of the Earth. — Yer kabuğu Dünya'nın dış yüzeyidir.
overpopulationaşırı nüfusOrta
Overpopulation is a problem in big cities. — Aşırı nüfus büyük şehirlerde bir sorundur.
phenomenonfenomenOrta
The Northern Lights are a spectacular natural phenomenon. — Kuzey Işıkları muhteşem bir doğa fenomenidir (olayıdır).
platetabak, levhaOrta
Put the salad on a big plate. — Salatayı büyük bir tabağa koy.
polarkutupsalOrta
Polar bears live in the freezing Arctic region. — Kutup ayıları dondurucu kutupsal Arktik bölgesinde yaşarlar.
polar winterskutup kışlarıOrta
Polar winters are very long and dark. — Kutup kışları çok uzun ve karanlıktır.
pollutekirletmekOrta
Factories must not pollute rivers with chemical wastes. — Fabrikalar kimyasal atıklarla nehirleri kirletmemelidir.
powerfulgüçlüOrta
A powerful hurricane hit the coast. — Güçlü bir kasırga kıyıyı vurdu.
precautionönlemOrta
Wearing a safety helmet is an essential safety precaution. — Güvenlik kaskı takmak temel bir güvenlik önlemidir.
predictiontahminOrta
Scientists can't make an exact prediction about earthquakes. — Bilim insanları depremler hakkında kesin bir tahmin yapamaz.
preservekorumakOrta
We must preserve historical buildings for future generations. — Gelecek nesiller için tarihi binaları korumalıyız.
pressurebasınç, baskıOrta
Atmospheric pressure drops as you climb higher up the mountain. — Dağa doğru yukarı tırmandıkça atmosferik basınç düşer.
preventönlemekOrta
We can prevent forest fires by being careful. — Dikkatli olarak orman yangınlarını önleyebiliriz.
processsüreçOrta
The recipe explains each part of the process. — Tarif yapılış sürecinin her bölümünü açıklar.
protectkorumakKolay
We must protect endangered animals. — Nesli tükenmekte olan hayvanları korumalıyız.
rain cloudyağmur bulutuOrta
Dark rain clouds covered the sky. — Kara yağmur bulutları gökyüzünü kapladı.
rainbowgökkuşağıOrta
We saw a beautiful rainbow after the rain. — Yağmurdan sonra güzel bir gökkuşağı gördük.
raindropyağmur damlasıOrta
A raindrop fell on my nose. — Burnuma bir yağmur damlası düştü.
rainfallyağış, yağış miktarıOrta
Heavy rainfall caused floods in the city. — Şiddetli yağış şehirde sellere neden oldu.
recyclablegeri dönüştürülebilirOrta
Glass bottles and paper boxes are easily recyclable materials. — Cam şişeler ve kağıt kutular kolayca geri dönüştürülebilir malzemelerdir.
recyclable productsgeri dönüştürülebilir ürünlerOrta
Buy recyclable products to protect nature. — Doğayı korumak için geri dönüştürülebilir ürünler satın al.
reflectyansıtmakOrta
Ice and snow reflect sunlight. — Buz ve kar güneş ışığını yansıtır.
regulardüzenliOrta
Regular earthquake drills help us stay safe. — Düzenli deprem tatbikatları güvende kalmamıza yardım eder.
rescue teamkurtarma ekibiOrta
The rescue team saved three trapped hikers from the snow. — Kurtarma ekibi karda mahsur kalan üç yürüyüşçüyü kurtardı.
rivernehirOrta
The river flooded after the heavy rain. — Şiddetli yağmurdan sonra nehir taştı.
savekurtarmak, tasarruf etmekOrta
Rescue teams saved many people after the earthquake. — Kurtarma ekipleri depremden sonra birçok insanı kurtardı.
scaleölçekOrta
The earthquake was 6.2 on the Richter scale. — Deprem Richter ölçeğine göre 6,2 büyüklüğündeydi.
seadenizOrta
The sea was very calm this morning. — Deniz bu sabah çok sakindi.
serious threatciddi tehditOrta
Global warming is a serious threat to polar bears. — Küresel ısınma kutup ayıları için ciddi bir tehdittir.
severityşiddet, ciddiyetOrta
The severity of the earthquake caused serious damage to buildings. — Depremin şiddeti binalarda ciddi hasara yol açtı.
soil contaminationtoprak kirliliğiZor
Chemical dumping causes dangerous soil contamination in farmland. — Kimyasal dökülmeler tarım arazilerinde tehlikeli toprak kirliliğine yol açar.
stay calmsakin kalmakOrta
Stay calm and protect your head during an earthquake. — Deprem sırasında sakin kal ve başını koru.
stickyapışmakOrta
Wet snow sticks to the trees. — Islak kar ağaçlara yapışır.
stormfırtınaOrta
We stayed indoors during the storm. — Fırtına sırasında içeride kaldık.
strikevurmak, çarpmakOrta
Lightning never strikes the same place twice, people say. — İnsanlar yıldırımın aynı yere iki kez düşmediğini söyler.
suddenaniOrta
Earthquakes are sudden events. — Depremler ani olaylardır.
sunlightgüneş ışığıKolay
Green plants need sunlight to produce their own food. — Yeşil bitkiler kendi besinlerini üretmek için güneş ışığına ihtiyaç duyarlar.
sunsetgün batımıOrta
We watched the sunset from the beach. — Plajdan gün batımını izledik.
take measureönlem almakOrta
Governments must take measures against global warming immediately. — Hükümetler küresel ısınmaya karşı derhal önlem almalıdır.
take placegerçekleşmek, meydana gelmekOrta
The earthquake drill will take place next Monday. — Deprem tatbikatı önümüzdeki pazartesi gerçekleşecek.
threateningtehdit ediciOrta
Dark threatening storm clouds gathered over the city. — Şehrin üzerinde karanlık ve tehdit edici fırtına bulutları toplandı.
tornadokasırgaZor
A powerful tornado swept through the flat fields in minutes. — Güçlü bir kasırga dakikalar içinde düz arazileri silip süpürdü.
toxiczehirliOrta
Some wild mushrooms contain deadly toxic chemicals. — Bazı yabani mantarlar ölümcül zehirli kimyasallar içerir.
toxic wastezehirli atıkOrta
Factories are forbidden from dumping toxic waste into rivers. — Fabrikaların nehirlere zehirli atık dökmesi yasaktır.
transportationulaşımKolay
Bicycles and electric buses provide eco-friendly transportation in cities. — Bisikletler ve elektrikli otobüsler şehirlerde çevre dostu ulaşım sağlar.
tsunamitsunamiZor
A massive underwater earthquake triggered a destructive tsunami wave. — Büyük bir su altı depremi yıkıcı bir tsunami dalgasını tetikledi.
universeevrenOrta
There are billions of stars in the universe. — Evrende milyarlarca yıldız vardır.
use the water efficientlysuyu verimli kullanmakOrta
We should use the water efficiently during droughts. — Kuraklık zamanlarında suyu verimli kullanmalıyız.
varietyçeşitlilikOrta
There is a great variety of animals in the rainforest. — Yağmur ormanında büyük bir hayvan çeşitliliği vardır.
varydeğişmek, farklılık göstermekOrta
The weather varies from region to region. — Hava bölgeden bölgeye değişir.
volcanic eruptionvolkanik patlamaZor
The volcanic eruption sent hot lava and ash into the sky. — Volkanik patlama gökyüzüne sıcak lav ve kül fırlattı.
waste watersuyu boşa harcamakOrta
Do not waste water while brushing your teeth. — Dişlerini fırçalarken suyu israf etme.
water pollutionsu kirliliğiOrta
Our project is about reducing water pollution. — Projemiz su kirliliğini azaltmak hakkında.
water shortagesu kıtlığıOrta
Drought caused a severe water shortage in several agricultural villages. — Kuraklık birçok tarım köyünde şiddetli bir su kıtlığına yol açtı.
water sourcessu kaynaklarıOrta
We must protect our water sources. — Su kaynaklarımızı korumalıyız.
weightartmakKolay
Use the kitchen scale to weigh the flour accurately. — Unu doğru şekilde tartmak için mutfak terazisini kullanın.
wildlife conservationyaban hayatı korumaZor
National parks are established to protect wildlife conservation areas. — Milli parklar yaban hayatı koruma alanlarını muhafaza etmek için kurulur.
worlddünyaOrta
Mount Everest is the highest mountain in the world. — Everest dünyanın en yüksek dağıdır.
worthdeğer, değmekOrta
Cappadocia is worth visiting. — Kapadokya ziyaret etmeye değer.
Bu ünitede eşleşen kelime yok.
Bu kelimeler LGS'de bağlam içinde sorulur. Aşağıdaki sorular uygulamadaki 1000 açıklamalı sorudan seçildi; önce kendin çöz, sonra açıklamaya bak. Soru kökleri için çalışma rehberine göz atabilirsin.